İç savaştan yeni çıkmış bir ülkede neler yaşanır? Eğer bahsettiğiniz ülke Sri Lanka ise ve 26 yıl süren bir iç savaştan sonra seçimler yapılıyorsa, hayli hareketli olabilir. Tarihe imzasını atmış büyük liderlerin son kararlarını satranç tahtasının başında verdiklerini hatırlayacak olursak, Sri Lanka'nın demokrasiyle sınavı çoban matından fazlasını vadediyor. Çünkü zafere kadar uyum içinde çalışan askeri liderle siyasi lider arasında sorunların baş göstereceği sürpriz değil; neticede mücadelenin başlaması ve askeri liderin üniformasını çıkartıp siyasete atılması da.
Siyasi liderin seçimlerden zaferle çıkması halinde eski askeri liderin "arkadaşlarıyla" beraber darbe teşebbüsüne kalkışması da olasılıklardan biriydi belki. Ancak son olasılık hariç Sri Lanka rotadan sapmadı. General Sarath Fonseka şimdilik seçim sonuçlarına itiraz etmekle yetiniyor. Fakat Sri Lanka'da istikrarın (ABD, Çin, Hindistan gibi devletler dâhil) herkesin ortak dileği olmasından ötürü Başkan Mahinda Rajapaksa'nın bu desteği kullanıp ülkesine toplumsal barış getirmekten başka şansı yok.
Tamil Kaplanları'yla iç savaş geçen Mayıs ayında hükümet adına zaferle sonuçlandı. 2005'ten bu yana uyum içinde çalışan "General Sarath Fonseka ve Başkan Mahinda Rajapaksa'nın arasıysa bundan sonra bozulmaya başladı. Ülkenin iki "milli kahraman"ından biri olan Fonseka, daha önemsiz bir mevki olan Savunma Bakanlığı'na atanınca istifa etti ve Rajapaksa'nın en güçlü rakibi haline geldi. Başkan, kamuoyu desteğini yitirmeden erken seçim kararı aldı ve karşısında birçok muhalefet partisinin ortak adayı Fonseka'yı buldu. Başabaş geçeceği düşünülen seçimi Rajapaksa yüzde 18'lik bir farkla kazandı (Yüzde 58'e karşı yüzde 40). Esas şaşırtıcı olan Tamil nüfusun yoğunlukta olduğu kuzey bölgelerinde Fonseka'nın birinci olması. Fakat bu sizi yanıltmamalı. Boğaziçi Üniversitesi'nden Altay Atlı'ya göre "Oy verenler Başkan'a tepki olarak Fonseka'yı tercih etti, zaten seçim sabahı gerçekleşen patlamalardan ve Tamil halkının iki lidere de güvenmemesinden ötürü bölgede katılım yüzde 19'la sınırlı kalmışken (ülke genelinde katılım yüzde 74,5'ti) Fonseka adına bir başarıdan söz etmek güç" diyor. Hindistan ordusundan emekli Albay R. Hariharan ise bölgesel özerklik gibi vaatlerini yerine getiremeyen Başkan Rajapaksa'nın tekrar seçilmesinin tek sebebi olarak askeri başarıyı gösteriyor.
Peki ya bundan sonrası? Rajapaksa'nın kampanya sürecinde devlet kanallarını kötüye kullandığı iddia edilse de seçimin yenilenmesi ihtimali şimdilik gözükmüyor. Aksine Başkan seçim sonrası ilk hamlesini Tamil bölgesine 4 milyar dolarlık yatırım sözü vererek yaptı. Ülke bütçesinin toplam 40 milyar dolar olduğu düşünülürse bu hayli iddialı bir rakam. Sri Lanka'nın geçtiğimiz sene IMF'yle 2,6 milyar dolarlık bir stand-by anlaşması yaptığının altını çizen Atlı, bu paranın IMF denetiminde bölgenin yeniden imarı için harcanması gerektiğini belirtiyor. Ancak meselenin sosyal yanı daha önemli. İç savaş sebebiyle evlerinden ayrılan 100 bini aşkın sivil Tamil'in yaşadığı kamplara dikkat çeken terör uzmanı Sefa Mutlu "Dışarı çıkışa yeni izin verilen bu kamplar, yakın zamanda baskının devam edeceğini gösteriyor" diyor.
Ne var ki Sri Lanka'nın normalleşme süreci, çoğunluğu oluşturan Sinhalalar bürokrasinin kontrolünü elinde tutarken epey zaman alabilir. Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu'ndan (USAK) Selçuk Çolakoğlu, bu durumu "Devlet gerekirse bölgeye pozitif ayrımcılık uygulamak zorunda, aksi takdirde yeni Tamil Kaplanları ortaya çıkacaktır" diye özetliyor.
Yine de ülke, sıkıntılı gözüken gündemine rağmen gelecek için doğru hamlelerle bölgede yeni bir kimliğe bürünebilir. Tamil bölgesindeki doğalgaz ve petrol potansiyeli ülkenin yeni yüzünde bütçeye soluk aldırabilir. Bunun yanı sıra Asya, Afrika ve Avrupa arasındaki gerek deniz taşımacılığında ve gerekse enerji sevkıyatında kilit bir rol oynayabilir. "Hatta ülke eğer güçlü devletlerle bir güç dengesi kurabilirse, geleceğin Singapur ve Hong Kong'u olabilir" diyor Çolakoğlu. Hariharan ise koordinatları daha da genişletmekten yana ve ona göre Sri Lanka bölgedeki Çin-Hindistan rekabetinden faydalanıp bu ülkelerin ekonomik desteklerinden azami ölçüde faydalanmalı.
Sri Lanka terör sorununa sahip ülkelere örnek olabilir mi? Rajapaksa ülkede Sinhala-Tamil dengesi kurup Tamiller'in sisteme entegrasyonunu sağlayabilir ve dış ilişkilerde yeteri kadar akılcı davranabilirse neden olmasın! Zaten başka da bir seçenek gözükmüyor. Silahların nispeten sustuğu böylesi bir ortamda ülkeyi yeniden inşa fırsatı bir daha ele geçmeyebilir.
(Can Özelgün'ün katkılarıyla.)
sayı:
67