Abartıldığı kadar var
Söylendiğine göre apple, tablet şeklinde yeni bir bilgisayar üzerinde çalışıyor ve daha üretimine başlanmamış olmasına rağmen, şimdiden hakkında piyasadaki çoğu üründen daha fazla değerlendirme yapıldı. Rivayet, "iTablet"in (ben böyle diyorum, yoksa Apple'ın verdiği bir isim değil bu) Ocak ayında kamuoyuna duyurulacağı, Haziran'da da piyasaya sürüleceği yönünde. Tıpkı şirketin birkaç yıl önce satışa çıkan iPhone'unda olduğu gibi, henüz hakkında hiçbir açıklama dahi yapılmamış olan iTablet hakkında insanlar bloglarda heyecanla değerlendirmelerini paylaşıyor. Bloglar iTablet'in neye benzeyebileceğini gösteren resimler, sahip olacağı özelliklere dair tartışmalarla dolu. Hatta Apple'ın içerik geliştirmek üzere işbirliği yaptığı söylenen şirketlerden sızan bilgiler bile var. Anlayacağınız tam bir çılgınlık yaşanıyor.
Aslında bu alet, bu abartılı beklentiyi boşa çıkarmayabilir. Bu da tabletten ziyade, benzeri aletlerin olayları hikâye edişimizi etkilemesinden kaynaklanacak. The Daily Beast isimli haber sitesinin editörü Tina Brown, "gazeteciliğin altın çağı"na girmek üzere olduğumuzu söylüyor. Ben de aynı fikirdeyim ve bu tablet görünümlü cihazların süreci hızlandıracağını düşünüyorum. Video izleyip müzik dinleyebileceğiniz bu cihazlarda elbette metin de okunabilecek. Komutlarınızı ekrana dokunarak verebileceksiniz ve en önemlisi de cihaz hep internete bağlı olacak. iPhones sahipleri kesintisiz internete yabancı değil ve bu gerçekten bambaşka bir deneyim. İnternet artık bir hedef değil, "gittiğiniz" yer. "İnternete girmek" diye bir şey yok. Zaten hep internettesiniz. Soluduğunuz hava gibi hemen oracıkta.
Şimdi de üzerinde birden fazla veri panosu bulunacak kadar büyük bir ekranı olan daha büyük bir format düşünün. Gecikme süresi diye bir şey yok ve şarjlı pili saatlerce dayanıyor. Buyurun işte yeni sabah gazeteniz: Haberlerin yanı sıra video görüntüler de var ve istediğiniz haberleri öne çıkarıp, istemediklerinizi eleyecek şekilde ekranı özelleştirebiliyorsunuz. Bu cihaz ayrıca sizin hem televizyonunuz, hem müzik setiniz hem de muhtemelen telefonunuz.
Benim gibi içerik üreten insanlar için bu değişim muhteşem olduğu kadar ürkütücü de. Muhteşem, çünkü Silikon Vadisi bize haberi okuyucuya aktarmada yeni ve güçlü araçlar sunuyor. Ürkütücü, çünkü eski haber anlatma biçimlerinin modası geçmek üzere ve eskide ısrar edersek zamanla silinip gideceğiz. Geçmişte hepimiz kendi kapalı kutularımızda çalışıyorduk. Yazılı basında çalışanların dünyayı kendilerince tasvir etme biçimleri, video dünyasındakilerin de yine farklı bir tarzı vardı. Ama şimdi bu kutular dağılıyor. Sadece İngilizce'yle idare edebilirken, şimdi bir sürü başka dil de öğrenmek ve üstelik de bütün eski dillerin evrimiyle ortaya çıkan yeni bir dile hakim olmak durumundayız.
Bu gelişme internet basını açısından ikinci aşamayı oluşturuyor. Birinci aşamada, bu yeni platformu eskiden ne yapıyorsak aynı şeyleri yapmakta kullandık. Gazete ve dergilerden haberleri alıp internet sitelerine koyuyoruz. Kindle'da kitap yayınlıyoruz. Televizyon programlarını ve filmleri Hulu ya da YouTube'a koyuyoruz. Habercilikte yeni bir mecra ortaya çıktığında bu hep olur. Televizyonun ilk yıllarında, kanallar Milton Berle gibi radyo yıldızlarıyla programlar yaptı; yani bir tür görüntülü radyo havası vardı. Zamanla, Steven Bochco (Hill Street Blues, L.A.Law), David Chase (The Sopranos) ve Larry David (Seinfeld) gibi kişiler ortaya çıktı ve haber aktarmanın yeni bir yolunu buldular. İşin garibi, bu üç kişi de televizyon yayınlarının başladığı 1940'larda birkaç yıl arayla doğmuştu.
Bugünkü internet 1950'lerin televizyonuna benziyor. Fakat şu anda internetin evriminde bir sıçrama gerçekleşmek üzere. Zaten bu yüzden, gazetelerin ortadan kalkacağı yönündeki kaygılar tamamen yanlış bir değerlendirmeden kaynaklanıyor. On yıl sonra bugünün gazeteleri eskinin Uncle Miltie eğlence programı kadar acayip ve ilkel görünecek. Aksiliğe bakın ki, şu anki internet de bize acayip ve ilkel gelecek. Muhtemelen de bu alandaki yenilikler benim yaşımdaki (50'ye merdiven dayadım) insanlardan değil, tıpkı Bochco, Chase ve David'in Uncle Miltie izleyerek büyümesi gibi, bugün bu dijital aletlerle büyüyen çocuklardan gelecek.
"Yeni tür haberlerin" neye benzeyeceğini hiç bilmiyorum, ama bir gün yapılacaklar, eminim. İnsanların iPhone'da yaratıcılıklarını nasıl ortaya koyduklarına bir bakın. Sadece 16 ayda binlerce uzman bu alet için 85 bin yazılım geliştirdi. Tablet bilgisayarlarda da aynısı yaşanacak. Kesintisiz internet bağlantısı olan bu güçlü cihazlar basını yeniden düşünmemizi sağlayacak. Bir gazete nedir, kitap nedir? Sinema nedir? Eğlence nedir? Oralarda bir yerlerde dijital çağın Orson Welles'i ilkokulda (belki de lisede) ders dinliyor. İşte o çocuk yakında bir şeyi anlatmanın yeni dilini yaratacak. Ve ben o dilin neye benzeyeceğini görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.




















