Manşet Haberi
Manşet Haberi
Galeri

Türk-Kürt ortak pazarı mı?

Türkiye'nin şekillendirdiği Kuzey Irak'ın ekonomik potansiyeli, Kürt sorununun çözümünde anahtar role sahip.
cihan

'Geleceğin Dubai'siyle Türkiye sınırdaş olabilir. Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğu bölgeleri için çığır açabilecek bir ekonomik hamlenin anahtarı, belki de Kuzey Irak'taki çarpıcı ekonomik canlanmada saklı.

Türkiye, Kürt sorununa yeni açılımların tartışıldığı bir dönemden geçiyor. Üstelik bu sorun uzun bir dönem için, tüm değil belki ama pek çok kötülüğün anası gibi duruyor. Doğu ve Güneydoğu'nun yıllar boyu süren ihmallerle yaşadığı geri kalmışlık ve işsizlik sadece -terör ve güvenlik sorunuyla da harmanlanıp- ülkenin doğusunu değil, aynı zamanda göç, mafyalaşma, çeteleşme gibi gelişmelerle batısını da vurdu. Bölgeden göç eden insanların büyük şehirlerde verdiği varoluş mücadelesi kayıt dışı ekonomiyi ve vergi kaçağını beslerken bölgenin cazibesi de gün geçtikçe eridi. Demokratik açılımlar Kürtler'e yurttaşlığı hissettirmek için çok önemli. Ama bu yolda artık Kürtler'i üretici ve tüketici olarak da ekonomiye kazandırmanın yolları aranmalı. Bölge ekonomisini canlandıracak yeni hamleler ve bu hamlelerin -daha önce ekseriyetle olduğu gibi- Kürtler'e Kürtlüklerini unutturmak için değil onların normalleşerek ekonomiye dahil edilmesini sağlayacak mahiyette olması gerekiyor.

Şimdi bunun için yeni bir fırsat beliriyor. Zira Kuzey Irak'ta son bir yıldır tam bir patlama yaşanıyor. Dünyanın en büyük üçüncü petrol ve onuncu doğalgaz rezervine sahip ülkesi Irak'ın çok önemli rezervlere sahip kuzeyi, petrol gelirinin yüzde 17'sini alıyor. Bu para, bölgede şimdilik yetersiz bulunsa da ticaret ve sanayinin sıfırdan kurulmasını finanse ediyor. 150 milyar doları bulan Irak iş hacminin ciddi bir bölümü (Ne kadar olduğu otoriterlerce bilinmiyor) son bir yıl içinde sosyal ve ekonomik olarak büyük gelişme yaşayan Kuzey Irak'a ait. Erbil'de milyonlarca dolarlık projeler hayata geçiriliyor, alışveriş merkezleri (AVM), modern havuzlar, bowling salonları, beş yıldızlı oteller açılıyor. Bölgede yapı ve inşaattan tarım ve gıdaya, mobilyadan tekstil ve modaya uluslararası ticaret fuarları düzenleniyor. Son olarak Kuzey Irak'tan dünyaya ilk petrol ihracatı Kerkük - Ceyhan Boru Hattı aracılığıyla Türkiye üzerinden başladı. Çukurova Holding bünyesindeki Genel Enerji'nin ilk etapta günde 60 bin varil olarak yapacağı ihracat, Irak ve Türkiye ekonomisi için aslında bir dönüm noktası, bir ilk adım. Sırada, iki hafta önce anlaşması imzalanan Nabucco Boru Hattı var. Bu projeye gaz temin edecek bölgeler arasında ilk sıralarda artık Kuzey Irak zikrediliyor. Üretim ve sanayinin olmadığı, ama petrol zengini olan bölgede iğneden ipliğe her şeye ihtiyaç var. İnsanlar, kaliteli buldukları -en azından Çin mallarına kıyasla- ürünleri ve coğrafi yakınlığıyla Türkiye'yi, ekonomik partner olarak görmek istiyorlar.

Hisleri karşılıksız değil. Türk işadamı ve markalarının bölgedeki varlığı son bir yılda çarpıcı biçimde artmış durumda. Başlıca büyük kentlerden Erbil, Süleymaniye ve Duhok'un ticaret ve sanayi odalarının Van ve Diyarbakır gibi kentlerin sanayi ve ticaret odalarıyla son zamanlarda yaptığı anlaşmalardaki vurgular, hep bir tür ortak pazarı işaret ediyor. Örneğin Van Ticaret ve Sanayi Odası (VATSO) ile yapılan anlaşmada "İşbirliği Destek Merkezleri kurulması ve bu merkezler bünyesinde iki ülke arasında ticaret yapan, sanayi ortaklığı olan veya bu etkinlikleri geliştirmek isteyenlere danışmanlık sunulması, dış ticaretteki engellerin kalkması için 'ortak çalışmalar' yapılması" öngörülüyor. Mayıs ayında Uluslararası Irak Fuarı, bu ülkeye yılda 1 milyar dolarlık ihracat yapan Gaziantep'te gerçekleştirildi. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası'nın (DTSO) bölgedeki faaliyetleri neticesinde Diyarbakır'da Irak İşadamları Derneği kuruldu, Erbil'de de bir Türkiye İşadamları Derneği'nin kurulması kararlaştırıldı. Erbil Uluslararası Ticaret Fuarı'nın Diyarbakır'da, Diyarbakır Ticaret Fuarı'nın da Erbil'de gerçekleştirilmesine karar verildi. "Erbil'de fuarda stant açanların yüzde 95'i Türk firmasıydı. Sanki Erbil'de değil, Türkiye'de bir fuardaymışız izlenimine kapıldık" diyor DTSO Başkanı Galip Ensarioğlu.

Bölgeyle Türkiye arasındaki 6 milyar dolarlık ticaret içinde kimya, çelik, sebze, tekstil, çimento, elektrik ürünleri, otomobil ve mobilya gibi önemli sektörler öne çıkıyor. Duhok Ticaret Odası'na kayıtlı 2000 üye var. Bunların 400'ü inşaat, 800'ü ticaretle uğraşıyor, 140'ı da organize sanayi bölgesinde faaliyet gösteren firmalar. Irak'ın kuzeyindeki bu firmaların yüzde 60'ı Türk ve yüzde 85'i gıdadan giyime tüm ihtiyaçlarını Türkiye'den temin ediyor. Bölgede Türk işadamlarınca gerçekleştirilecek yatırımlara 10 yıl vergi uygulanmıyor, Iraklı işadamlarıyla ortak yapılan yatırımlardaysa vergi istisna süresi 15 yıla kadar uzatılıyor. Haziran'da Duhok ve Erbil'e bir ticaret ziyareti düzenleyen Adana Ticaret Odası Başkanı Şaban Baş, "Irak'tan sadece petrolü değil, parayı da akıtabiliriz" diyor. "Türkiye'nin markaları Irak'ta inanılmaz itibar görüyor, Türkler'e öncelik tanınıyor. Sadece Irak'ın kuzeyine 20 milyar doları aşacak ihracat yapabiliriz."

Türk ihracatçıların bölgeyle kurduğu ilişkide son yıllarda yaşanan artış rakamlara da yansıyor. Dış Ticaret Müsteşarlığı verilerine göre, 2003'te 829 milyon dolar olan Türkiye'nin Irak'a ihracatı 2008'de 3,9 milyar doları buldu. Bu yılın ilk beş ayındaysa geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 66 artışla 2,1 milyar dolar ihracat yapıldı. Irak, Türkiye'nin en çok ihracat yaptığı beşinci ülke. Bu rakamlarda Kuzey Irak'taki gelişmelerin payı büyük.

"Bizim her alanda Türk işadamlarına ihtiyacımız var" diyen Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Al Hayat, sadece Doğu ve Güneydoğu'dan değil, Türkiye'nin her yerinden yatırımcıları Kuzey Irak'a çağırıyor. "Ticaretle yol alırsak politik problemleri de çözeriz" diyor Hayat, "yavaş yavaş problemler bitecek inşallah. Türkiye'nin buradaki Dışişleri yetkilileri sürekli bize geliyor. Dostluk kuralım, iş yapalım, protokol imzalayalım istiyoruz. Bizim herkese kapımız açık." Hayat'ın davetine icabet ediliyor. Zira Kuzey Irak'ın potansiyeli sadece Doğu değil, Batı'daki iş çevrelerinin de ilgisine mazhar. Nisan'da Erbil, Kerkük, Süleymaniye ve Zaho'yu kapsayan bir ziyaret gerçekleştiren Boğaziçi İşadamları Derneği Başkanı Halil İbrahim Bayazıt bölgedeki fırsatlardan umutlu. "Hizmet sektörü sıfır. İşçiliği bilmiyorlar. İnşaat, enerji, otomobil, perakende, tekstil sektörleri fırsat alanları. Çek, senet yok; her şey nakit. Ödemeler gecikmiyor. İş yapıyorsunuz paranızı hemen dolar olarak alıyorsunuz."

Bölgeye ticarette Türkiye'den en büyük adımlardan biri de Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) tarafından Temmuz'da yapılan ziyarette atıldı. Mavi'den İnci'ye, İGS'den Kiğılı'ya 20 Türk markası yetkilisiyle bölgeye giden BMD Başkanı Ekrem Akyiğit, 4.5 milyon nüfusu olan Kuzey Irak'ta yabancı markalardan önce davranıp "pazardan en büyük payı kapmak için" bölgeye yöneldiklerini belirtiyor. "8 AVM, 4 beş yıldızlı otel yapılıyor; havaalanı ve büyük bir kongre merkezi inşa halinde. Altyapı tamamlanıyor. İki yıl içinde orada ciddi bir pazar oluşacak" diyen Akyiğit, ziyaretlerinin meyvesini verdiğini belirtiyor. "Görüştüğümüz AVM'lerden biriyle 16 yerli marka kontrat aşamasına geldi, önümüzdeki haftaya kadar pazara girmiş olacaklar."

Kuzey Irak'la gelişecek işbirliği Kürt sorununun çözümünde işe yarar mı? "İşbirliğinin sağlanması durumunda Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ne çok büyük bir katma değer sağlanacak" diyor VATSO Başkanı Zahir Kandaşoğlu, "karşılıklı yatırımlar ve ekonomik işbirliğiyle bölgedeki işsizlik sorunu önemli ölçüde giderilecek. Sürekli göç veren bölgemiz kalkınacağından Batı illerine göç edenlerin dönüşü başlayacaktır."

Doğu'daki şehirlerin gelişmelerden etkilenmemesi imkânsız görünüyor. Türksam Uluslararası İlişkiler ve Stratejik Analizler Merkezi Başkan Yardımcısı Celalettin Yavuz, "Suriye - Türkiye sınırına baktığımızda Gaziantep'le Halep arasındaki ticari ilişkiler nasıl yoğunsa, Diyarbakır'ın, Şırnak'ın, Irak'ın kuzeyindeki kentlerle ticari ilişkinin çok daha fazla olması doğal" diyor. "Eğer Kuzey Irak Yönetimi'yle ticari ve ekonomik ilişkiler gelişirse o bölgeye zenginlik gelir. Irak'tan başlayıp Mersin'e gelen tarihi İpek Yolu üzerindeki köy, kasaba ve şehirler ihya olur, iş ve aş imkânları artar."

Yine de birkaç sorun var. Bölgeyle ticaret yapan işadamlarının en büyük sorunu bölgede bir Türk bankası ihtiyacı, ilişkilerde güven ve iletişimi arttırmak için Türkiye'nin görevlendireceği bir ticaret ataşesi ve Türk hükümetinin bölgeye ilgisinin kapsamlı şekilde genişlemesi. Ensarioğlu "Erbil'de 12 konsolosluk var. En çok ticaret yapan Türkiye'nin yok. Siyasi kaygılardan ötürü transit ticarette ve sınırdan geçişlerde sorun çıkartırken pazarı İran, Suriye ve Ürdün'e kaptırmışız. İran'ın bölgeye 63 sınır kapısı varken biz mevcut tek sınır kapımızı bile tam kapasite çalıştırmakta tereddüt ediyoruz" diyor. DTSO rakamlarına göre bölgenin Ortadoğu'dan gıda ithalatı 25 milyar doları buluyor. "GAP eylem planı bitirilirse tek başına bu bölgenin ihtiyacını karşılayacak düzeye gelmek mümkün olabilir diyor Ensarioğlu. "2002'den beri bölgeye her yıl ikiye katlanan bir ticaret hacmi yaşanıyor. Bu, 25 yıl içinde 25 milyar dolarlık bir hacme ulaşılabileceği anlamına geliyor."

Bölgeyle Türkiye arasındaki ekonomik ilişkinin olası sonuçları ABD merkezli Uluslararası Kriz Grubu'nun "Irak ve Kürtler" konulu son raporuna da yansıdı. Raporda Irak'ın kuzeyindeki bölgesel yönetimin lideri Mesud Barzani'nin özel kalem müdürü Fuat Hüseyin'e ait şu sözlere yer verildi: "Eğer Iraklı Şiiler İran'ı ve Sünniler Arap dünyasını seçerse, Kürtler de Türkiye ile ittifaka girmek zorunda kalacak. Türkiye'nin de bu kapsamda Kürtler'e ihtiyacı olacak. Biz Türkiye ile birlikte olmak zorundayız ve Türkiye açısından bakarsanız Irak'ta bizden başka dost ya da ortakları yok." Ayrıca Hüseyin'in Kürtler'in Türkiye'nin koruması altında rahat ederken, bunun karşılığında "Türkiye'nin Kerkük'teki dev rezervler dahil Irak'ın kuzeyindeki petrol ve doğalgaza doğrudan erişim imkânı elde edeceğini ve dolaylı yollarla Kerkük'e sahip olacağını söylediği" de raporda yer alıyor. Üst düzey bir Türk yetkilinin aynı rapordaki şu açıklaması ilginç: "Ekonomik teşvikler mümkün. Bağdat'la anlaşarak Kürt bölgesiyle sınırımızı esnek hale getirip (ekonomik) serbest bölge oluşturabiliriz."

Türkiye'nin bölgede atacağı adımlar hem Kürt sorununa çözümde ışık olabilir; hem de Türkiye'ye -ihracatın daraldığı küresel konjonktürde- bakir bir pazarın en güçlü aktörü olma fırsatını verebilir.

sayı: 40

Yorumlar
Member Comments

 

Ordu'da özgün şehir dokusu ve çevrenin korunması için mücadele eden Enis Ayar, "İki ünlü mimar sırf rant uğruna Ordu'nun en kötü iki binasını yapmış" diyor. ...

 
 

Anaokulu çocuğunuzun birey olarak topluma karıştığı ilk ortam. Sürecin seyri ise sizin elinizde.

 
The Peek
 
 

Eyyvah Eyvah; "Türkler ne olsa" parodileriyle, ergen esprilerinden yılmış komedi severlere hitap ediyor. Ama onların sayısı da 1 milyon bile değilmiş. ...

 
 
 
 

Geleneksel "ABD 'soykırım' diyecek mi" dönemi başladı. Bunun baş mimarları ve Türkiye'nin uluslararası alanda en çok çekindiği insanlarla tanışmanın da vaktidir. ...