RÖPORTAJ ARŞİVİ

"Hatalarımız oldu"

PKK'nın bir numarası Murat Karayılan da artık dış mihraklardan bahsediyor, hatta bir terör tanımı da yapıyor.
Adem Demir

Türkiye, PKK'nın ilk silahlı eylemini yaptığı 1984'ten bu yana terörle mücadele ediyor. Büyük kayıpların yaşandığı bu süreçte bazen PKK'nın sonunun geldiği söylense de örgüt 25 yıldır var. Ancak Kürt sorununa yönelik ılımlı yaklaşımların gündeme geldiği son günlerde örgütün Kandil Dağı'ndaki lider kadrosu da farklı konuşuyor. PKK'nın Abdullah Öcalan'dan sonra bir numaralı ismi Murat Karayılan, Kandil'de Newsweek Türkiye 'den Adem Demir'e konuştu. Bazı bölümler.

- Newsweek Türkiye: Çözüm için tarihi fırsattan söz ediliyor.
Karayılan: Sorunun şimdiye kadar çözülememesinin en büyük nedeni dış koşulların müsait olmamasıydı. Dünyada uluslararası sermaye güçlerinin tutumları, çözümsüzlük politikalarını cesaretlendiriyordu. Fakat makul olabilecek çözüm formülüyle gündem oluşturup çözümsüzlük politikalarını arkaya attık. Geçmişte de ateşkesler ilan ettik, barış çağrıları yaptık. O zamanlar zayıflığımıza yorularak dikkate alınmadı. Barış çağrılarımızı Türkiye'nin hassasiyetlerini dikkate alarak tekrarlıyoruz.

- Beklentiniz ne?
Türkiye'nin demokratikleşmesi temelinde Kürt sorunu demokratik özerklikle çözülebilir. Demokratik özerklik örnekleri; Belçika ve İspanya'dır. İki toplumun birbirini kabulüne dayanan ve saygı temelinde bütünleşen bir toplumsal uzlaşma projesi imzalanabilir. Türkiye'nin bizi affettiğini düşünelim. 17 bin faili meçhulü kim affedecek?

- Kim affedecek?
Taraflar birbirlerini karşılıklı affedecek. Uzlaşılırsa, 17 bin faili meçhulü unuturuz. "Hakikatler Araştırma ve Uzlaşma Komitesi" kurulmalı. Bizim yaptığımız bazı olumsuzluklar da var. Onun için buna toplumsal uzlaşma projesi diyoruz. Bu, gönüllü birlikteliği yansıtacak yeni bir anayasada uzlaşmaktır. Örgütte 1993-2000 arasında köklü değişiklikler yaşandı. Kuruluşunda Marksizm'in etkisinde olan PKK, 1993'ten sonra değişti. Örgüt dogmatizmin ve Marksizm'in etkisinden kurtuldu. Şimdiki PKK, gerçekçi, çağcıl, daha demokratik sistemi esas aldı. Demokratik siyasal mücadele yöntemini temel kabul etti. Zorunlu meşru savunma dışındaki eylemleri terörist girişimler olarak görüyoruz.

- Ne zaman "bu iş bitti" dersiniz?
Öncelikle operasyonlar durdurulmalı. Hükümet, diyalog kapısını açık tutmalı. Ümit verici açıklamalar yerine pratik adımlar atılmalı. Öncelikle güveni arttırıcı bazı adımlara ihtiyaç var. Uzattığımız barış eli tutulmalı. Devlet ya da hükümet bu yönde adım atarsa biz de atmaya hazırız. Anayasal kimlik, kültürel haklar ve toplumsal uzlaşma projesi sorunu çözer.

- Ankara, Erbil, Bağdat, Washington hattında tasfiye planlarından söz ediliyor.
Böyle bir plan uygulamaya kondu ama sonuç alıcı olmadı. Yeni plan Irak, Suriye, İran ve Güneyli Kürtler ile yürütülüyor. Deniyor ki, eğer bölgedeki güçler PKK'yı sıkıştırırlarsa sorun çözülür. Örgütün tas-fiyesiyle üst düzey yöneticilerinin başka ülkelere gönderilmesi planlarını da reddediyoruz.

- Kandil'e sıkıştığınız da söyleniyor.
Suriye'de şu anda yine en güçlü örgütüz. Devlet bizi sıkıştırmaya çalışıyor ama oradaki Kürtler bizden yana. İran'da ise çizgimizde örgütlenen PJAK, ciddi bir örgütlenmeye gitti. Tahran yönetimi bundan rahatsız oldu. Ancak çok iyi biliyor ki, sıkıştığımızda bize kapılarını açacak büyük bir kitle var İran'da.

- "Talabani ve Barzani güçleri istemedikçe PKK, Kandil'de tutunamaz" diyen eski PKK yöneticileri var. Kürt liderler dilediklerinde sizi ülkelerinin sınırları dışına çıkaramaz mı?
Buradaki güçler, 1992'de bizi buradan çıkarmak için 34 gün savaştı. 1995'ten sonra da iki yıl boyunca aralıksız savaştık. 2000'de burada her yer yanıyordu. Ama bizi çıkaramadılar.

- "PKK için en doğru yol ön şartsız silah bırakmasıdır" deniyor.
Bu düşünce havaya sıkılmış mermi gibi. Olmayacak bir talep. Kürtler, 1984'ten önce silahsızdı, ne oldu? İnkâr edildiler. Anayasal güvence olmadan, böyle bir istekte bulunmak işi yokuşa sürmektir. Silah bırakılsın deniyor. Ne güzel, bırakalım. Ama nereye? Bu silahların bırakılması için de diyalog gerekmiyor mu?

- Bu meselenin çözümünü istemeyen uluslararası güçlerden bahsediyorsunuz.
AB üyesi bazı devletler, Türkiye'nin birliğe üye olmasını istemiyor. Bunlar aynı zamanda Kürt sorununun çözümünü de istemiyorlar. Çünkü Kürt sorunu çözülürse Türkiye daha fazla demokratikleşir. Kaygısız bir toplum olur ve dolayısıyla AB normlarını bile geride bırakabilir. Böyle bir durumda Türkiye'yi birliğe kabul etmek zorunda kalabilirler. Bu yüzden Kürt sorununun hep devam etmesini arzularlar. Özellikle Fransa ve Almanya bu noktada ikiyüzlü. Bir taraftan Türkiye'ye baskı yaparken diğer taraftan bize zaman zaman kapı aralıyorlar. Maalesef, Kürt sorununda 150 yıldan bu yana Avrupalılar'ın bu kirli ve ikiyüzlü politikası daha fazla geçerli olmuştur.

- Türkiye'de şehit cenazelerinde ağlayan anne ve babalarla empati kuruyor musunuz? Onlar için üzüldüğünüz oluyor mu?
O görüntüler için kesinlikle sevinmiyorum. Ama burada kalkıp, "onların kayıpları için ağlıyorum" dersem doğru olmaz. Acı duyuyorum tabii ki. Bu konuda sorumluluğun bir kısmı bizde ise büyük kısmı diğer tarafta. Kendi payımıza düşen ne ise gerekli dersi çıkarıyoruz. Ancak asıl suçlular, uzatılan barış elini havada bırakanlar. Ölümlerin durdurulmamasına hiç kuşkunuz olmasın üzülüyoruz.

- 33 erin şehit edilmesi olayında iddia edildiği gibi içinizdeki bazı unsurlar hâlâ kendi başına hareket ediyor olabilir mi?
Geçmişte hatalarımız oldu. Eskisi gibi olmasa da kimi zaman merkezin haberi olmadan saldırılar yapabiliyorlar. Bu gibi girişimlerin olmaması için yoğun çaba gösteriyoruz. Bu konuda soruşturma açtığımız da oluyor. PKK'nın yapmadığı bazı eylemler de bize mal edildi.

- Kürt sorununu çözmüş bir Türkiye nasıl bir ülke olur?
Türk-Kürt birliği her zaman Türkiye'yi güçlendirdi. Bunun örnekleri tarihte çok. Rızaya dayalı bir birlikteliğin sağlanması halinde güzel gelişmeler yaşanır. Kürt sorunu çözülürse Türkiye gerçekten bölgede önder bir ülke olabilir.

- Türkiye bu sorunu muhataba gerek görmeden Meclis'te çözmeyi tartışıyor.
Dünyada hiçbir sorun muhatapsız çözülmez.

sayı: 40

Yorumlar
Member Comments

 
 
 

Geçen Temmuz'a kadar Rusya Devlet Başkanı'nın insan hakları danışmanlığını yapan Ella Pamfilova'yla röportaj...

 
 

Hosted Villas'taki köşkümde yüzme havuzu, iki teras, çatıda güneşlenme alanı, gül bahçesi ve ayrıca konsiyerj ve şoför bulunuyor. ...

 
The Peek
 
 

Film, coplarla dövülen, göz yaşartıcı gaza maruz kalan silahsız Filistinli protestocuları gösteriyor.

 
 
 
 

Neden artık tam demokrasi içinde yerini almalı? Ve neden askerler kadar siviller de bu konuda dersine çalışmalı?