Tercihten karakter analizi
- Diğer Dosya Haberleri
- Türkiye Feodal Futbolu
- İlişkili Haberler
- "İş"e yarar yeni bölümler
- Daha iyi bir üniversite
- 21. yüzyılın meslekleri
- İş bulmada kim daha şanslı?
- Hangi üniversite?
- "Sistemimizde çok merkeziyetçi bir yönetim biçimi var"
- "Dünyanın en etkin üniversitelerindeniz"
- "Hükümetlerin ihtiras alanı olmayacağımız kesin"
- "Hükümeti temsil etsem 11'de kalırdım"
- "Üniversite siyasetin içinde yer almamalı"
- "On bire dokuz"da yeni gelişmeler
- "Açık öğretim" tıp fakülteleri
- Başka bir tercih mümkün
- Üniversite şehrini seçmek
- Bu kez notu öğrenciler verdi
1963'te Türkiye'nin ilk kampus tipi yerleşkeye sahip üniversitesi Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Ankara'ya 7 km uzakta Eskişehir yolu üzerinde kuruldu. Böylece üniversiteler, şehir merkezine uzak "her şey dahil" kampuslara sahip olanlarla şehir içi dağınık fakültelerden müteşekkil olanlar şeklinde ikiye ayrılmaya başladı.
Peki siz üniversitenizi nasıl tercih edersiniz? Tatil köyü mantığıyla planlanan dev kampuslarda mı; yoksa butik oteller gibi şehrin dört bir yanına dağılmış fakülte üniversitelerinde mi eğitim almak istersiniz? İşte avantajlar ve dezavantajlar.
Ülkedeki pek çok üniversite kampusunu dolaşmış Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Mezunlar Cemiyeti Başkanı Serdar Balcı'ya göre kampus üniversitelerinin en büyük avantajı; "Birlik, dayanışma ve aidiyet hissi." Yurt dahil pek çok ihtiyacını içeriden karşılayan öğrencilerin birlik hissiyatı ve dayanışma ruhu mezuniyetten sonra da sürüyor. Balcı "Kampus üniversitesi mezunları için eşitler arasında kendi mezunları daha önceliklidir" diyor. Balcı'ya göre dağınık yerleşkeye sahip üniversitelerde kurum kültürü gelişmiyor, üniversite sadece bir sınıf ve hocadan ibaret sayılıyor; bu yüzden mezun dernekleri de öğrenci kulüpleri de daha işlevsiz kalıyor. Hem İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde asistanlık hem de Boğaziçi Üniveristesi'nde doktora yapan Sinan Yıldırmaz ise duruma farklı yaklaşıyor. "Kampusu olmayan üniversitelerde dışarı çıkmak zorundasın. Hayatla ilişkin daha farklı, daha iç içe. İnsanı kendi kendine yeter hale getiriyor."
Boğaziçi, Bilgi, Sabancı, İTÜ ve Marmara üniversitelerinde görev yapan akademisyen Fulya Kamacı da kampus üniversitelerindeki sosyalleşme problemine dikkat çekiyor. Kamacı bazı üniversite kampuslarının şehir merkezine ve toplu taşıma araçlarına uzak kalmasının, şehre gitmek isteyen öğrencileri okul servisinin kalkış saatlerine bağımlı bıraktığını söylüyor: "Dışarda bir faaliyette bulunmak zor, şehri yaşamıyorsun."
Öğrenci işleri gibi idari işlemlerin hızı ve kolaylığı açısından ise kampus üniversiteleri mutlak galip. Fakat sürekli aynı ortamı solumanın alışkanlıkları aynılaştırma tehlikesi de evrensel olma iddiasındaki bir kurum için handikap olabilir.
sayı: 39



















