RÖPORTAJ ARŞİVİ
"Üniversite siyasetin içinde yer almamalı"
- Diğer Röportaj Haberleri
- "Mimardan önce"yi arayan bir "Argonot"
- İlişkili Haberler
- Hangi üniversite?
- "Sistemimizde çok merkeziyetçi bir yönetim biçimi var"
- "Dünyanın en etkin üniversitelerindeniz"
- "Hükümetlerin ihtiras alanı olmayacağımız kesin"
- "Hükümeti temsil etsem 11'de kalırdım"
- "On bire dokuz"da yeni gelişmeler
- "Açık öğretim" tıp fakülteleri
- Tercihten karakter analizi
- Başka bir tercih mümkün
- Üniversite şehrini seçmek
- Bu kez notu öğrenciler verdi
- 21. yüzyılın meslekleri
- İş bulmada kim daha şanslı?
- Daha iyi bir üniversite
- "İş"e yarar yeni bölümler
Sabancı Vakfı'nın kurduğu, 1999'da öğretime başlayan Sabancı Üniversitesi, bugüne kadar 3000'e yakın mezun verdi. Lisans ve lisansüstü 3500 civarında öğrenci, 324 öğretim elemanının bulunduğu üniversitenin rektörü Prof. Tosun Terzioğlu'nun görev süresi bu yıl doldu. Sabancı Müzesi'nde görüştük.
- Newsweek Türkiye: YÖK'ün kabul ettiği Sabancı Üniversitesi sistemi nedir?
Terzioğlu: Bizde bölüm yok, program gruplarına öğrenci giriyor. Sonra bir temel geliştirme programımız var. Birinci sınıfta herkes aynı dersi alıyor. Bu dersleri başardıktan sonra kendi diploma programını seçiyor. O derslerden başarılı olamazsa ileri gidemiyor. Kolay bir üniversite değil. Bu sistemle mezun olan 2000'e yakın lisans öğrencimiz var. Biz yaptığımız her şeyi ölçeriz. Sistem bizde çok başarılı oldu.
- Öğrenim ücretleriyle üniversite dönüyor mu?
Amacımız o değil. Yılda yaklaşık 20 milyon TL civarında bir parayı Sabancı Vakfı'ndan veya Sabancı şirketlerinden alıyoruz. Bu açık daima olacak. Uzun vadede bir ana varlık fonumuz var. Sakıp Bey vefatından önce mirasçıları arasında bizi de gösterdi. Bize geçen holding ve Akbank hisselerinin getirisini belli şartlarla kullanma hakkımız var.
- 12 Eylül öncesinde üniversitelerin Türk siyasal yaşamında belli bir rolü vardı. Sonra kesintiye uğradı bu. Şimdi nasıl?
Bugün üniversite öğrencileri veya öğretim üyelerinin birçok konuyu tartıştığını görüyoruz. Belki 12 Eylül öncesine göre daha bireyci öğrenci. Ama apolitize değil. Türkiye ve dünyada olup bitenleri daha yakından, farklı kaynaklardan takip edebiliyor. Aklını devreye sokuyor, hocasına soruyor. Politikayla uğraşma eylemi şu sıralar çok daha sağlıklı yapılıyor. Günlük politikaya çok ilgi duyuyor mu, hayır. O çok daha zengin bir şeyin içinde. Türkiye'de günlük politika dar ve karanlık bir koridorda yapılıyor. Ama üniversite kurum olarak siyasetin içinde yer almamalı.
- Siz, Bilgi ve Boğaziçi üniversiteleriyle bir Ermeni konferansı düzenlediniz.
Evet. Daha doğrusu öğretim üyeleri düzenledi. Üniversite bir tutum almıyor orada, böyle bir konferansın yapılmasına olanak sağlıyor. Üniversitenin özgürce tartışılacak bir akademik çevre yaratma görevi vardır.
- Bunu yaparken çekinmiyor musunuz? Size bir şirket gibi bakılabilir ve siyasi zarar görebilirsiniz.
Görebiliriz. Burada öne çıkardığımız şey üniversite olmamız. İşimizi yapıyoruz.
- Türbanlı öğrenci alıyor musunuz?
YÖK'ün kuralları neyse o. Bizde türbanlı öğrenci var. Bu öğrencilerimizden kayıt sırasında birkaç şey rica ediyoruz. Kayıt için fotoğrafı açık verecek, derse böyle girmeyecek.
- Yasa çıksa da üniversiteler bunu bir şekilde yoluna koyuyor sanki...
Bilmiyorum. Ha mesela bir Türk öğrenci o kıyafetiyle Avusturya, Almanya, Hollanda, ABD'de derse girebiliyor. Yunanistan'ı bilmiyorum. İran'ı da...
- İnternet sitenizde "cinsel tacize karşı önlem" diye bir belge gördüm.
Neden olmasın? Akademik özgürlükle ilgili de var. Başka üniversitelerde rastladınız mı? Kopya, akademik dürüstlük ilkeleri, onlar da var. Bir de, ayrımcılık karşıtı belgemiz olacak. Ayrımcılığın üniversite içinde doğru olmadığını, insanların dil, din, ırk, etnik köken, siyasal görüş açısından ayrımcılığa uğramaması gerektiğini söylüyoruz. Bunları öğretim üyelerimizle, öğrencilerimizle aylarca tartışarak hazırlıyoruz.
- Son dönemde bazı imza kampanyaları oldu. Türban, Ermeni, Kürt meselesi konularında mesela. Öğretim üyelerinizin katılmasına karışır mısınız?
Hayır. Buna karışırsam mütevelli heyetimizin kabul ettiği akademik özgürlük belgesinin son paragrafını çiğnemiş olurum. Orada, "Sabancı Üniversitesi'nde çalışan veya okuyan bir kişi, kendi siyasi kanaatini özgürce ifade eder, üniversite karışamaz" diyor.
sayı: 39



















