Uğur Eğitim Vakfı'nca 1999'da açılan Bahçeşehir Üniversitesi'nde 10 binden fazla öğrenci, 500'e yakın öğretim elemanı var. Rektör Prof. Deniz Ülke Arıboğan'la Beşiktaş'taki kampusta konuştuk.
- Newsweek Türkiye: Siyaseten üniversiteler arasında gruplaşma var mı? Cemaat üniversitelerinden, liberal, ulusalcı üniversitelerden bahsediliyor.
Arıboğan: Türkiye'de bazı üniversiteler belli şeylerin uzantısı olarak değerlendiriliyor, bunu engellemek de mümkün değil. Üniversitemde her görüşten insan var. Özel olarak bu dengeyi kollayarak hoca transferi de yaparım. Tek tipleşmeye asla izin veremem. Her ideolojiden insanı burada bulursunuz. En ulusalcısını da, kendini bir cemaatin içinde tanımlayanını da.
- Kriter ne?
Bilimsel bakış ve başka görüşlere tolerans. Faşizme geçit yok. Irkçılık, ayrımcılık yapanları desteklemem.
- İki aylık konferans vb. programınıza baktım. Onlarca etkinlik var. Bu bir strateji mi?
Biz dünyanın en etkin üniversitelerindeniz. Amerikan Kilisesi'nin başı geldi, din-bilim ilişkisi tartışıldı. Nobelli ekonomistler ekonomiyi tartıştı. Öğrenci bu duvarların içine girdiği andan itibaren her gün yeni bir fikre sahip olabilmeli. Bilimsellik, akademik özgürlük kaygılarıyla hareket ettiğimiz için bir şey yapıyorsak hemen öbür fikri savunacak başka şeyi planlıyoruz. Yoksa, sürekli mutlak liberalizm de, taraf olmaktır. Herkesin liberal olmaya zorunlu olduğu bir yerde üniversite olmaz. Seçilecek şeyler olmalı.
- Öğrencilerinizin kurduğu Atatürkçü Düşünce Kulübü, Ergenekon sanıklarına destek vermiş.
Öğrencilerim özgür. İnsanların doğru ya da yanlış birbirlerini destekleme ve hata yapma özgürlüğü olmalı.
- Yaptığınız çalışmalara tepki geliyor mu?
İnsan haklarıyla ilgili bir panel yaparsanız birileri kapıda gösteri yapıyor; devletin gücü bağımsızlığı, diye panel yaparsanız öbürleri. Üniversite böyle bir yer. Hocalarımın medyaya çıkmaları çok önemli ve her zaman teşvik ederim. Kanaat oluşturan üniversite olmak istiyoruz.
- Üniversitenize pek çok ünlü konuşmaya geliyor. Fatih Terim, Kemal Unakıtan, Elif Şafak... Bu bir halkla ilişkiler çalışması mı?
Birebir iletişim sağlamak istiyoruz. Üniversite medyayı iki boyutlu kullanır. Bir, kendinde olan bilgiyi onun aracılığıyla kitlelere aktarır. İki, kaynaklarını sergilediğin zaman iyi öğrenci alma ihtimalin artar. 2008'de ilk 2000'den 81 öğrenci aldım. Vakıf üniversitesi olarak üçüncü sıradayım. Hedefimiz İstanbul'da ilk sıra.
- Sabancı Üniversitesi'nin uyguladığı ve YÖK'ün onay verdiği sistem size nasıl geliyor?
Konu Sabancı Üniversitesi değil, sistemin bozukluğu. Diğer bütün üniversiteler belli kurallara bağlıyken, adı güçlü bir holding olan Sabancı Üniversitesi bunlardan muaf sayılabilir mi? 10 yıldır muaflar. Bilkent'inki de çok standart dışı mesela. Devlet destekli bir vakıf üniversitesi orası. Memlekete çok faydalı oldu hiç rekabetle karşılaşmadılar. Kimseye izin verilmedi onlar gelişip bu noktaya gelene kadar. Bu adil değil.
- Demek vakıf üniversiteleri arasında böyle ayrımlar da var.
Belki benden başkası böyle hissetmiyordur. Ama üniversitelerin istedikleri modelin üzerine oturmaları ve bu yönde ilerlemelerinden yanayım.
- Türbanlı öğrenci alıyor musunuz?
Peruk veya şapka kullanıyorlar. Bireysel fikrimi soruyorsanız, ben özgürlüklerden yanayım.
- Bahçeşehir kendini döndürüyor mu?
Tamamen kendi kaynaklarımızla dönüyor. Devletten yardım alma hakkımız varken de almadık.
- Bu size akademik bağımsızlık sağlıyor mu?
Aksine, "acaba bunlar çok mu bağımsız olmak istiyorlar" diye daha çok denetleniyoruz.
sayı:
39