Manşet Haberi
Manşet Haberi
Galeri

"Zaten tamamen çözülemez"

Etnik sorunlar hiçbir ülkede kısa sürede ve tamamen çözüme kavuşturulamamıştır.
Mustafa Yalçın (AA)

Tarihsel olarak Kürt kökenli vatandaşlar (Kürtler), 'Bize dokunmayın, başka bir şey istemeyiz' tutumu sergilemişlerdir. Yakın dönemlerde, sokaktaki Kürt, 'aş ve iş'i, kendisine kötü muamele edilmemesini ve kendi ikincil kültürünü de yaşamayı istemektedir. Sosyo-ekonomik durumu iyi ve okumuş Kürtler ülkenin Batı bölgelerine göç etmişlerdir. 'Kürt davası'nı güden Kürtler ise şimdiye kadar devletin hangi isteklerini karşılayabileceğini, hangilerini karşılamayacağını fark etmiş ve grup hakları gibi bazı hususlarda ısrarın sonuç vermeyeceği noktasına varmışlardır sanırım.

Kürt meselesi çok uzun zamandır gündemde. Televizyonda çeşitli etnik dillerde yayın yapılmaya başladığı zaman, kendi ikincil dillerinde yayın yapılan bazı vatandaşlar bundan rahatsız oldular ve 'Siz bizi ikinci sınıf vatandaş olarak mı görüyorsunuz' itirazını yaptılar. (Bir çözüme) Kürtler'i ikna etmek konusunda, genel olarak Kürtler ile çeşitli biçimleriyle bir 'Kürt davası' güdenleri birbirinden ayırmak lâzım. Birinciler neden özellikle daha fazla 'aş ve iş', daha iyi muamele görmek ve bu arada kendi ikincil kültürünü de yaşamak istemesin? Türkler'i ikna etmenin zorluğu noktasında da, bazı Türkler'i diğerlerinden ayırmak gerekir. Yabancı bir yazar, Batı'da tolerans olgusunun 'değişik olana tahammül etmek' olarak ortaya çıktığını, oysa Osmanlı İmparatorluğu'nda tolerans olgusunun 'değişik olanı olduğu gibi kabul etmek' biçiminde sergilendiğini göstermiştir. Cumhuriyet, Osmanlı'dan böyle bir gelenek devralmıştır. Unutmamak gerekir ki 1984'ten 1999'a kadar bu ülkede çok kan akarken dahi Kürtler'e karşı yaygın bir husumet ortaya çıkmadı.

Büyük sayılarda Türk ve Kürt kökenli vatandaşımızı kaybettiğimiz dönemde dahi birlikte yaşadık. Bundan sonra yaşamamamız için ne sebep olabilir?

Ülkelerinin birliği ve beraberliği uğruna canlarını veren şehitlerimizi şükranla analım ve Kürt sorununun çözümünün yeni şehitler vermemizi önleyeceğini düşünelim.

(Yine de) Herşeyin çözümünden daima bazıları rahatsız olurlar ve o bazıları her ne pahasına olursa olsun çözümü baltalamaya çalışırlar, hatta bu nedenle can da yakabilirler. Ancak büyük çoğunluğun çözümden yana bir tavır almasıyla söz konusu baltalama çabaları da azalır. Öte taraftan yine akılda tutmamız gerekir ki, özellikle etnik sorunlar hiçbir ülkede kısa sürede ve tamamen çözüme kavuşturulamamıştır. Zaman zaman münferit olaylar ortaya çıkar. O safhada 'Hiçbir şey çözülemedi' diye düşünmemek gerekir. Aslında bu ankette gündeme getirilen ve 'korku' olarak atıfta bulunulan meseleler üzerinde düşünürken her durumda münferit olanı genel eğilimden ve bazı grupları diğerlerinden ayrı tutmak gerekir.

(Mesela) Genellikle Kürtlerin sosyo-ekonomik ve eğitim düzeyleri diğer vatandaşların düzeyine yükseldiği zaman, doğum oranlarının da benzer düzeye gerilemesi muhtemel. "Doğu'ya sürekli para aktarıyoruz" önermesine gelirsek... 1982 - 92 yılları için devletin kişi başına yaptığı yatırım endeksi tüm ülkede 100 kabul edilirse, bu oran Marmara bölgesinde 71 Güneydoğu Anadolu bölgesinde 256 olmuştur. Oysa Marmara bölgesi gelişmeye devam etmiş, fakat Güneydoğu birçok bakımdan yerinde saymıştır. Kürt sorunu çözülürse, bu defa Kürt kökenli vatandaşlarımızın daha da fazla katkısı ile bu ülkeyi beraber yönetmeye devam edeceğiz.


(Heper, Bilkent Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı)

sayı: 30

Yorumlar
Member Comments

 

Ordu'da özgün şehir dokusu ve çevrenin korunması için mücadele eden Enis Ayar, "İki ünlü mimar sırf rant uğruna Ordu'nun en kötü iki binasını yapmış" diyor. ...

 
 

Anaokulu çocuğunuzun birey olarak topluma karıştığı ilk ortam. Sürecin seyri ise sizin elinizde.

 
The Peek
 
 

Eyyvah Eyvah; "Türkler ne olsa" parodileriyle, ergen esprilerinden yılmış komedi severlere hitap ediyor. Ama onların sayısı da 1 milyon bile değilmiş. ...

 
 
 
 

Geleneksel "ABD 'soykırım' diyecek mi" dönemi başladı. Bunun baş mimarları ve Türkiye'nin uluslararası alanda en çok çekindiği insanlarla tanışmanın da vaktidir. ...