Uzmanlar neden yanılır?
Uzmanların tahminlerinde sıklıkla yanıldıklarına, hem de fena halde yanıldıklarına dikkat çekmek (Dow Jones 36 bini yakalayacak, Iraklılar Amerikan askerlerini çiçeklerle karşılayacak!) çantada keklik gibi görünse de bir mesele var, buradaki keklik çok inatçı. Uzmanlar, hedefi hangi sıklıkla ıskalarsa ıskalasınlar çenelerini kapatmayacak. Bahse girerim ki, geçen haftaki İsrail seçimlerinde Tzipi Livni'nin büyük bir yenilgi alacağı tahmininde bulunan uzman ve anketçiler, Livni'nin partisi diğerlerine üstün geldikten sonra utanç içinde ortadan sıvışmayacak.
Kronik biçimde 180 derece yanılmalarına rağmen uzmanların diskalifiye olmaması büyük ölçüde medyanın suçu: Televizyonlar, radyolar, internet siteleri bir an önce bilgi alabilecekleri uzman görüşüne ihtiyaç duyuyor, uzmanların geçmiş performansını umursamıyor.
Uzmanların çenesini kapatamasak da, ekonomiyi canlandırma paketinin etkilerinden Çin'deki toplumsal kargaşaya kadar uzanan bir tahmin yelpazesinde hangilerinin daha isabetli kristal kürelere sahip olduğunu ayırt edebiliriz. Kimin doğru kişi olduğunu belirlemek, psikologların bilişsel tarz dediği bir şeyle ilgili ve buradan yola çıkarak Berkeley Üniversitesi'nden araştırmacı psikolog Philip Tetlock sizi tilkiler ve kirpilerle tanıştırmak istiyor.
Tetlock'ın çoğu Amerikalı 284 uzman tarafından yapılan 82 bin 361 tahmini ele aldığı ve halen geliştirilmekte olan araştırması ilk başta sonuç vermedi. Önce, tahminlerin isabet oranının şu özelliklerle ilgili olup olmadığını bulmaya çalıştı: Tahminci doktora yapmış mı, palavracı bir gazeteci mi yoksa ekonomist ya da siyaset bilimci mi, politika deneyimi ya da gizli bilgilere erişimi var mı, gerçekçi mi, neo-con mu, liberal mi, muhafazakâr mı? Cevap her defasında 'hayır'dı. En iyi belirleyici olarak, 'şöhret' öne çıktı: Bir uzman medyada ne kadar çok ağırlanırsa tahminlerinin isabet oranı da o kadar kötü oluyordu. Tetlock, ilk ipucunu bu noktada yakaladı. Medyanın tercih ettiği uzmanlar güçlü, kendine güvenen ve kesin konuşan kişilerdi. Yani tilki değil 'kirpi'ydiler.
Bu benzetme 1953'te kirpilerin "tek bir büyük şeyi bildiğini" öne süren siyaset filozofu Isaiah Berlin'den geliyor. Kirpiler, bu tek büyük şey prensibini (mesela, etnik köken ve dil birincildir; bundan dolayı, içinde farklı etnik gruplar barındıran bütün ülkeler parçalanacaktır) olağanüstü bir özgüvenle öngörülerde bulunarak her yerde uygular. Bunu yaparken de karşıt görüşleri tamamen göz ardı eder ve 'Büyük Fikir'den çıkarılan kanıtları yukarıdan aşağı sıralarlar. Tilkilerse tam tersine, Berlin'in deyimiyle "birçok şey bilir". Birbirine rakip düşünceleri göz önüne alır, gerçekler zemininden hareketle tümevarımsal kanıtları temelden yukarıya doğru dizer ve 'Büyük Fikir'lerin gücüne, şüpheyle yaklaşırlar. "Kirpi-tilki perspektifi daha önce hiçbir sınıflandırmanın yapamadığını yaptı, hem politikada (Irak bölünecek mi?) hem de ekonomide (işsizlik nereye gidiyor?), daha isabetli tahmincileri, isabet oranı düşük olanlardan ayırmamızı sağladı," diyor çalışmasını 2005 tarihli kitabı "Expert Political Judgment"ta tarif eden Tetlock.
Kısacası, uzmanların nasıl düşündüğü, bir başka deyişle bilişsel tarzları, onların ne düşündüğünden daha önemli. Bir aşırı uçta, kesinlik ve sonuç arayan, peşin hükümlerini güçlendiren delillere dört elle sarılırken onları baltalayan bilgileri görmezden gelen kirpiler var. Uzman bunu "inancı müdafaa ve destekleme" olarak tanımlıyor. Diğer aşırı uçta ise, bilişsel açıdan esnek, mütevazı ve özeleştiriye açık tilkiler bulunuyor. Beyaz Saray'ın ekonomi şefi Larry Summers sıklıkla fazla mütevazı olmakla eleştirilmiştir ama o tilkinin bilişsel tarzını yansıtır: Başkan'ı bilgilendirirken, "Şöyle olacak ya da böyle olmayacak" demek yerine ekonomi politikalarının muhtemel sonuçlarının sayısal olasılıklarını vurgular. Hem 2000'deki teknolojik ürün piyasasındaki şişkinliği hem de 2006'daki emlak balonunu öngören Yale Üniversitesi ekonomistlerinden Robert Shiller de benzer biçimde tek bir "Büyük Fikir"den hareket ederek aşağı doğru şekillenen bir bilişsel tarz değil, verilerden yukarı doğru inşa edilen esnek bir bilişsel tarz izler. İşte bu iki hayvan türünü ayırt etmenin yolları: Tilkiler, birbiriyle kapışan güçlerle yüz yüze gelince belirsizliğin farkına vararak, konuşma ve yazılarını "ne var ki", "ancak" gibi sözcüklerle süsler. Kirpilerse hiç böyle şüphelerin sıkıntısını yaşamaz, buna "Büyük Fikir"lerine bağlılıkları da eklenince büyük değişimler üzerine abartılı tahminler yapmaya eğilimli hale gelirler: Suudi Hanedanı yıkılacak, Avrupa Ekonomik Topluluğu çökecek, Kanada Yugoslavya gibi dağılacak -bu son vakada etnisitenin birincil güç olduğundan hareket ediliyor-. Solcu kirpiler, 'Büyük Fikir' prensibini "Diktatörlere karşı mücadele edenler erdemlidir" görüşüne uygulayınca, şahı deviren 1979 İran Devrimi'nin korkunç baskıcılığını öngöremediler. "Büyük Fikir" olarak "Bölgesel bir savaşa karışmak = bataklığa saplanmak" görüşünü benimseyince, ilk Körfez Savaşı'nın 20 yıl süreceği ve 50 bin Amerikalı'nın hayatına mal olacağı tahmininde bulundular. Hay Allah!
Medya bunların üzerine atladı. Cesur, kararlı iddialardan daha iyi demeçler çıkıyor; havalı, tumturaklı sözler ve kesinlik, TV'ye daha iyi gidiyor. Sonuç olarak fikir pazarı, zayıf uzmanlığı cezalandırmıyor. Kimin nerede yanıldığını çok azımız hatırlıyoruz. Referanslar, duygusal yakınlıklar, şöhret ve hatta görünüm gibi aslında uzmanın tahminlerindeki doğruluk derecesiyle hiçbir bağlantısı bulunmayan özellikler bizi etkiliyor.
Tahminciler için gerçekten kötü bir haberimiz var, tilkiler kirpileri alt etse bile çoğunlukla matematik de en iyiler hariç bütün tilkileri alt ediyor. Eğer üç olasılık varsa (diyelim ki bunlar Çin'deki toplumsal huzursuzluk artacak, azalacak ya da aynı kalacak olsun) bu üç olasılığı temsil eden bir dart tahtasına ok atmak birçok uzmanın tahmininden daha isabetli sonuçlar verecektir. Basitçe güncel verilerden, örneğin ekonomik göstergelerden sonuç çıkarmak daha da iyi olur. Ancak, tartışma programlarında istatistik modellere yer vermek muhtemelen o programların reytinglerini arttırmayacaktır.



















