Manşet Haberi
Manşet Haberi
Galeri

"İntihar etmiş olmasını çok isterdim."

Bir töre cinayeti mahkumu anlatıyor.

Sosyolog Mazhar Bağlı'nın araştırması sırasında yaptığı görüşmelerden biriyle ilgili tutanağın bazı bölümlerini yorumsuz aktarıyoruz.

Anket No: 1
Cezaevi: Bozüyük Açık Cezaevi
Kişi: Bay Bozüyük
Doğum yeri: Bingöl
Yaşı: 29
Meslek: Gündelik işçi
Aylık gelir: 201-400 YTL
Eğitim durumu: Orta öğretim
Medeni durumu: Bekâr
Kaç kardeş: 5
Kaçıncı çocuk: 5'inci
Köy/kent kökenli: Köy kökenli
Kimi öldürdüğü: Ablasını

- Nedir hikâyen?
İstanbul'da çalışıyordum, inşaatlarda boya ve alçı işleri yapardım. Özellikle de kartonpiyerde çalışırdım. Tunceli'de askerlik yaptım. Annemle babam yanıma gelip giderlerdi. Bu geliş gidişlerde evde kimi huzursuzlukların varlığından bahsederlerdi. Genelde kışa doğru İstanbul'dan Bingöl'e gider, oradan kışlık erzak getirirdik. O gece Beşiktaş-Milan maçı vardı. Tek başıma evde maç izlerken annem geldi. Bana dedi ki baban acilen bizi geri çağırıyor. Annemle hemen toparlanıp gittik. Geri geldiğimde babam, ablamın evden kaçtığını üç-beş gün dışarıda kaldığını ve polislerin onu sokakta bulup eve getirdiklerini söyledi. Evde inanılmaz bir gerginlik vardı.

- Eve geldiğinizde nasıl bir ortam vardı?
Ablam çok agresifti. İşin doğrusu bizde kızların sevdiğine kaçması sorun değil. Nitekim öyle örnekler var. Benim karşı olduğum, fuhuş için evden kaçmak. Biraz ortam yumuşamaya başladı ki daha sonra ablam tekrar kaçtı. Epeyce aradıktan sonra o gece geç saatlerde bulup eve getirdik. Ertesi gece onu yatakta, uyurken bıçaklayarak öldürdüm.

- Ablanı öldürdüğünü düşünmek seni rahatsız etmiyor mu?
İşin doğrusu ben annemin olaya şahit olmasına çok üzüldüm. Bunu hayatım boyunca unutamam da. Çünkü o olaydan sonra annemi bir daha göremedim ve artık göremeyeceğim. Çünkü ben cezaevindeyken vefat etti.

- Unutamayacağın acılar yaşatacak bu olaya girişmeni tetikleyen faktör neydi?
Olayı duyduğumda çok sinirlenmiştim. Toplum, komşuların dedikoduları, başımızın öne eğilmesi bizi inanılmaz etkiledi. Herkes gelip nasihat ediyordu. Polis bana 'yaralı, dua et ki ölmesin' dediğinde kendi kendime çok kızdım. Elimi var gücümle masaya vurduğumu hatırlıyorum. Bu beceriksiz eller beceremedi bu işi dedim. Çünkü biliyorum kurtulsa devletin koruması altına da girecek ve neredeyse artık bu kara lekeyi hiç temizleyemeyecektik. Her gün daha da rezil olacaktık. İlk zamanlar rüyama giriyordu. Rüyada onu yaşarken görür, inanılmaz kahrolurdum.

- Peki ablanızın öldürülmesine kim karar verdi?
Aslında bu konuda yapılması gereken bellidir. Bunu konuşmak ve karara bağlamak için özel bir oturum mu olacak sanki? En uygun olan bendim ve ben öldürdüm.

- Öldürdükten sonra sen mi teslim oldun? Polisler sana nasıl davrandılar?
Ben teslim oldum. Açıkçası polisler daha az ceza alabilmem için nasıl ifade vermem gerektiği konusunda biraz yardımcı oldu ama bunu herkese yaptıklarını düşünmüyorum.

- Sence nasıl bir çıkış yolu bulunabilirdi?
Bir adamla kaçtı. Geri gelmeseydi, o adamla evlenseydi daha iyi olurdu ve bu işler başımıza gelmezdi.

- İntihar süsü vererek öldürmeyi düşündüğün oldu mu?
Hayır, hiç böyle bir şey düşünmedim ama onun intihar etmiş olmasını çok isterdim.

- Mahkeme süreci nasıl devam etti, mahkeme heyetinin olaya bakışı, avukatınızın performansı nasıldı?
Aslında mahkeme heyetinin kadınlardan oluşması ve başkanın da kadın olması nedeniyle benim yargılamamda ceza indirimine gidilmedi. Yapmasaydım daha kötü olurdu. Dağılırdık. Gerçi şimdi de cani olarak görüyorlar. Ablam öldürülmeyi değil öldürülüp etinin kıyma makinesinde çekilip hayvanlara yedirilmesini hak eden birisiydi. Avukatımdan da memnun değilim. Avukatlar, çantalı hırsızdırlar. Mahkemeler bizi çok fazla konuşturmazlar, konuştuğun zaman seni dinlemiyorlar. Karar celsesinde avukatım yoktu. Bundan dolayı da Yargıtay davayı bozdu.

- Evinizde genelde nasıl bir ortam var? Yani bireyler rahat mı, yoksa büyükler tarafından bir baskı var mı?
Bizim evde öyle insanı bunaltan ve deyim yerindeyse yoldan çıkaran bir baskı yoktu.

- Namus, şeref, haysiyet gibi kavramlardan ne anlıyorsunuz; töre ne demek? Bunların dinle bir ilişkisi var mı ve sen bunu nasıl tanımlardın?
Kadınlara güvenemem artık. Namus, ihanet etmemek, satmamaktır. Töre ise bizden önce yaşayanların kurallarıdır. Töre dinle ilişkilidir. Namus da. Recm olayı bundandır. Ama bunu din emrettiği için yapmadım. Zaten bizim geleneğimizde namusla ilgili hikâyeler çok. Kuran'a göre ülkeye, mala, cana ve de namusa göz diken öldürülebilir.

- Peki çevre nasıl bir tepki verdi? Buradaki geçiminizi kim üstlendi?
Çevreden olumlu bir tepki almadım, buradaki geçimimi ağabeylerim sağlıyor. Ancak cezaevinde görece daha itibar gördüğümüz gerçeğini unutmamak gerekir. Fakat bu konuda da eskiye oranla bir değişimden söz etmek mümkün. Cezaevinde deniyor ki eskiden mahkûmların suçuna şimdilerde ise cüzdanına bakılıyor. Ben ilk girdiğimde daha çok itibar ediyorlardı. Tecavüz suçundan gelenler dışlanırlar burada, tavır alınır, masaya oturtulmazlar.

sayı: 9

Yorumlar
Member Comments

 

Ordu'da özgün şehir dokusu ve çevrenin korunması için mücadele eden Enis Ayar, "İki ünlü mimar sırf rant uğruna Ordu'nun en kötü iki binasını yapmış" diyor. ...

 
 

Anaokulu çocuğunuzun birey olarak topluma karıştığı ilk ortam. Sürecin seyri ise sizin elinizde.

 
The Peek
 
 

Eyyvah Eyvah; "Türkler ne olsa" parodileriyle, ergen esprilerinden yılmış komedi severlere hitap ediyor. Ama onların sayısı da 1 milyon bile değilmiş. ...

 
 
 
 

Geleneksel "ABD 'soykırım' diyecek mi" dönemi başladı. Bunun baş mimarları ve Türkiye'nin uluslararası alanda en çok çekindiği insanlarla tanışmanın da vaktidir. ...