Amerikan faktörü
- Diğer Türkiye Haberleri
- Ruj farkı mı?
- Uyuyan dev uyanıyor
- İlişkili Haberler
- Aynadaki düşman
- "Boğucu, yıkıcı, öldürücü bir ortamda büyüdüm"
- "İyi polis, kötü polis"
- "Gene gel, tamam mı?"
- Terörle mücadelede PKK'ya karşı dersler
- PKK'ya sessiz tasfiye
- Kürtler'in de "öteki"si var
- "TRT 6 Kürt milliyetçiliğini artırır"
- "Altı yıl önce yapsaydım şov ve provokasyon olurdu"
- Sessizliğe dikkat
- Kürtçe mevlidin sırrı
- Kürt milliyetçiliği yükselişte
- Sırrı, ekmek ve gül
- Kürt "Hamas"ı mı?
- "Geç verilen hakkın kıymeti azalır"
- "Zaten tamamen çözülemez"
- "Türkler'i ikna etmek daha zor"
- "Ne tümden yersiz, ne de baştan sona haklı"
- "Birarada yaşama romantizminden sıyrılalım"
- Etnik köken özgürlük mü, tutsaklık mı?
- Çözüm korkusu
- "PKK'lının kardeşi"
- "Hatalarımız oldu"
- "Hedef çözümse, böyle olmalı"
- MİT şükranlığı
- Dağ hazır mı?
- Çözüm süreci
- Türk-Kürt ortak pazarı mı?
- Çözüm için enerji
- "Eve dönüş" korkusu
- "Elimdeki tek silah anayasa olacak"
- Öcalan ne dese beğenirsiniz?
- Bu ağaç çiçek açar mı?
- "Ümmetçi" liderin dönüşü mü?
- En zorlusu
- Unutulan Kürtler
- Yanlış anlaşılmasın
- Bomba kimin elinde patladı?
- Bir yol haritası
- Kürt sorununu anlamak için
- PKK'dan korucu açılımı
- Bir çocuğun seçimi
- Günlerin sonu
- Dönüşün perde arkası
- Propagandayı aşınca
- Kandil sayfiye yeri olabilir mi?
- Ya örgüt bölünürse?
Ekim ayının ilk günlerinde, Hakkari'nin Şemdinli ilçesi Aktütün Sınır Jandarma Karakolu'na düzenlenen PKK saldırısındaki kayıplar (17 asker), 1984'ten bu yana süren ve 40 bine yakın vatandaşın ölümüyle sonuçlanan bilançoya eklenen yeni dramlardı. Ardından, belki de Cumhuriyet tarihinde ilk kez Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) basında bu denli ağır eleştirildi. Ve gözler yine ABD'ye döndü.
ABD, özellikle Irak'ı işgalinden sonra PKK ile mücadelede kilit konumda. 2007 sonunda yapılan 'istihbarat paylaşımı' anlaşmasına rağmen, ABD'nin PKK'nın varlığının sürmesini istediği yönündeki iddialar, kafaları karıştırıyor. Aktütün saldırısından bir gün sonra ABD Büyükelçiliği'nden "Son bir yılda, PKK'yı zayıflatmaya katkıda bulunan, çok aktif bir istihbarat operasyonumuz var ve bu istihbarat paylaşımına bağlı olmayı sürdürüyoruz" açıklaması da kuşkuları silemiyor. Atlantik'in ötesinden yapılan son değerlendirmelerse, Irak'ta Kürtler'in artık ABD'nin gözdesi olmadığına işaret ediyor. Bu yüzden oluşan endişeyle, Irak'ın kuzeyindeki bölgesel Kürt yönetimi Türkiye'nin PKK'ya karşı taleplerine şimdi daha sıcak bakabilir.
ABD'li düşünce kuruluşlarından Washington Institute'un Türkiye Programı Direktörü Soner Çağaptay'a göre "İstihbarat işbirliğinde asıl önemli nokta bilgi aktarımı değil, ABD'nin Türkiye tarafından düzenlenen sınır ötesi operasyonlara izin vermesi." Uzmana göre ABD için PKK bir terör örgütü. İkincisi, Türkiye - ABD ilişkilerini yaralıyor. ABD'nin iki müttefiki Türkiye ve Irak'ın kuzeyindeki Kürtler'in arasını bozuyor. Ayrıca PKK'nın İran ile de çatışması Türkiye ve İran'ı yakınlaştırıyor. Ancak Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu'nun (USAK) başkanı Sedat Laçiner, ABD'nin PKK'ya bakışında bir tereddüt olduğu kanısında, "PKK bu denli kapsamlı bir saldırıyı (Aktütün Karakolu) gerçekleştirecek gücü bundan aldı" diyor. Kastettiği tereddüdün nedeni, ABD'nin Irak'ı işgal ettiği 2003'te Türkiye topraklarını kullanmasına izin verecek 1 Mart Tezkeresi'nin Meclis'te reddedilmesi.
Oysa 2003 öncesinde pek çok kişi, 1999'da PKK lideri Abdullah Öcalan'ın Türkiye'ye teslim edilmesinin arkasında ABD'nin olduğunu konuşuyordu. Laçiner'e göre, tezkerenin reddinden sonra ABD'de, PKK'nın tümden bitirilmesi konusunda şüpheler oluştu. Bu süreçte PKK yeniden güçlendi. "2007'ye gelindiğinde, PKK'nın militan sayısı 5 binin üzerine çıktı, ağır silahlara sahip oldular. Kandil Dağı başta olmak üzere Irak'ın kuzeyinde dağlık bölgelere yerleştiler" diye anlatıyor Laçiner. Örgütün saldırıları artınca (son iki yılda Gabar, Dağlıca, Aktütün saldırıları), sınır ötesi operasyon için gerekli tezkere 2007'de TBMM'den geçirildi. Oxford Üniversitesi'nden siyaset ve uluslararası ilişkiler hocası, Türkiye ve PKK uzmanı Philip Robins, "Kasım 2007'de ABD Başkanı George Bush ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Oval Ofis'teki görüşmesinden sonra kimsenin Amerikan tavrına dair bir şüphesi kalmadı" diyor. Laçiner'e göre ABD'yi bu kararlılığa, Türkiye'nin "Ya ben ya PKK" yaklaşımı itti. Çağaptay'a göreyse "Türkiye'nin ABD'ye karşı yine benzer, kararlı bir tavır takınmasının zamanının geldi."
Bu nedenle ABD'nin PKK konusunda artık daha net olması gerekebilir. ABD merkezli CSIS (Center For Strategic and International Studies) araştırma kuruluşunun Türkiye, PKK ve Irak uzmanı Sam Frannen, bu görüşü savunan uzmanlardan: "ABD, bölgesel Kürt yönetiminin PKK'ya karşı daha sert tavır alması konusunda ısrarcı olmalı. Bu konuda yeterli çaba göstermediler. Hem kendi geleceklerini hem de bölgedeki istikrarı tehdit ediyorlar." Bunu, ABD'nin o dönem fazlasıyla Irak savaşına odaklanmasına ve bölgeyi unutmasına bağlayan Frannen'ın, hatalı bulduğu tek aktör ABD değil. O, Kürt bölgesel yönetiminin başındaki Mesud Barzani'yi de örgüte karşı Türkiye ile işbirliği yapmamakla suçluyor.
ABD'nin Türkiye ve Kürtler ile ilişkilerinde ibrenin Türkiye'ye döndüğünü düşünenler artıyor. Çağaptay, Kürtler'in artık ABD'nin bölgedeki gözdesi olmadığını savunuyor. "ABD'nin 2003'ten 2006'ya kadar Kürtler'in tüm isteklerine evet dediği Irak siyaseti bitti" diyen uzman, "anayasada olmasına rağmen, Irak'ın kuzeyinde petrol yataklarıyla büyük önem arz eden Kerkük'te referandumu Amerika engelledi" iddiasında. Zira Kerkük'ün Kürtler'e verilmesi Araplar'ı çok kızdıracaktı. "Kürtler artık gözde olmadıklarının farkında ve korkuyorlar" diyor Çağaptay, "çünkü ABD onları terk ederse, bölgede güvenecekleri başka kimse yok gibi." Bu nedenle Kürtler büyük bir fırsatı kaçırmak üzere olabilir. Frannen, "Oysa Türkiye'de hem sivil hem askerler bölgesel Kürt yönetimiyle ilişkiye hazır" diyor. Geçen haftalarda AKP Hükümet'nin 'Erbil ile görüşme' kararı bunun göstergesi. ABD'deki Lehigh Üniversitesi'nden uluslararası ilişkiler profesörü Henri Barkey (İstanbul doğumlu), yeni durum için "Anahtar Türkiye" değerlendirmesinde bulunuyor, "eğer Türkiye karar verirse, bu iş çözülür. PKK 1990'lara oranla güç kaybetti. Ülkenin güneydoğusunda ekonomik gelişmeler iyi gider, Iraklı Kürtler ile işbirliği de olursa PKK bitebilir."
Anahtar Türkiye belki ama bu anahtarı birinin çevirmesi lazım. Bu noktada parmaklar yine Atlantik ötesine uzanıyor. Çağaptay, "PKK'nın Irak'tan tamamen atılması için ABD'nin Kuzey Irak Kürtleri'ne bu iş bitti, demesi şart." Peki ABD son sözü ne zaman söyleyecek? İşte bu da Türkiye'den birinin ABD'ye son sözü söylemesine bağlı. Ama sorunun 30 yıllık deneme yanılmanın ardından tek taraflı askeri yöntemlerle çözülmeyeceği artık kuvvetle muhtemel.
sayı: 1



















